14 Temmuz 2013 Pazar
Soran olursa, ben yazdım.
Sene 2003 falan temmuz başı olması gerekiyor. 6 yaşında sıcaktan uyuyamamış bir çocuktum o gece. Kalktım yataktan annemlerin ortasına yatmak için ilerliyorum. Herkes uyuyor. Lavabo ve annemlerin odası olan o arada yürüyorum. Yerde kediler fareler zürafalar tavşanlar sayamayacağım kadar hayvan. Ama korkmuyorum. 6 yaşında o cılız kızda olmiycak kadar cesaret var bende. Sanki cesaret tohumundan dallanıp budaklanmışım. Annemin yanına sokulup -babam duymasın diye- sessizce çok sıcak uyuyamadım diyorum. Tamam sen yat yatağına geliyorum diyor uykulu anne sesi. Döndüğümde gitmişti hepsi(hayvanlarım). O geceden sonra hep gördüm onları. Evde herkes uyuduğunda ve karanlık olduğunda geliyorlardı. Hatta 7 yaşında babamla Artvin'e gittiğimizde gece uyurken de gelmişlerdi. " şu biblolar hareket ediyor" dediğimde de inanmamıştı. Zaten sonraki yıllar "odadaki tabloda at geceleri koşuyor,şu iki adam da kavga ediyor" dediğimde "karanlıkta nasıl görüyosun sallama " demişlerdi. Geçen yıl ütü masası fil olduğunda söylemedim. Şaka yaptım sanıcaklardı çünkü.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
"bende yaşamak isterdim hayatı, bir attın sırtında dört nalla giderken ,ama hiç 6 yaşındaki bir çoçuk cesaretim olmadı olmayacak ,ben hiç görmedim ne zürafa ne filli, görseydim yazmamam için kimse tutamazdı ellimi" yazmamak için tek neden vardır yazacak bir şeyinin olmaması gerisinde sadece bahane vardır o da bir arkadaşın seni masa üzerinde keşfetmesiyle biter bahanen yok artık arkadaş
YanıtlaSil