görmek istersen denizi yukarı çevir yüzünü deniz gibidir gökyüzü
çok güzel derdin ismimi
konuşmuşluğumuz olsaydı bir kez. bırak başka dudakları; iki dudağın birbirine değmezdi. tam istediğim gibi suskunluğunu gözlerinde bozardın hoşlanırdık elbet
Nerdeyse oluyordu hani , hani o raddeye kadar nüksederken edepsiz dağarcığın, ve bana diz kıvıran melodine bir şedde uyduramamış merhametim.? Geceler boyu yalnız dinlediğimiz aynı hicaz, aynı "hiç"lik, aynı fezada çarpışmayan özgür yokluklardık. Aynı ağızdan tek bir nefes sigara içecektik. Hepsi bu... Affet beni yoksunluğumuz aynı ancak varlığın ve kusur...
Jilet telafisi olsa yalnızlığımın köşe bucak yer altına inen bir sevda da barınsa geçmişimde.. katili oluyorum bazen kendimin bazen elin seviyorum bazen yüreğim pır pır atlı karıncalar koşuyor çocukluğumun en yaramaz zamanında.. ıslah ettiremiyorum artık duygularımı azat ediyorum yaşayan yanlarımı evet alan yok mu beni fazla bir şey değil az biraz çokcana huzur kafi verin huzuru alın içimdeki leşleri hadi..
Sene 2003 falan temmuz başı olması gerekiyor. 6 yaşında sıcaktan uyuyamamış bir çocuktum o gece. Kalktım yataktan annemlerin ortasına yatmak için ilerliyorum. Herkes uyuyor. Lavabo ve annemlerin odası olan o arada yürüyorum. Yerde kediler fareler zürafalar tavşanlar sayamayacağım kadar hayvan. Ama korkmuyorum. 6 yaşında o cılız kızda olmiycak kadar cesaret var bende. Sanki cesaret tohumundan dallanıp budaklanmışım. Annemin yanına sokulup -babam duymasın diye- sessizce çok sıcak uyuyamadım diyorum. Tamam sen yat yatağına geliyorum diyor uykulu anne sesi. Döndüğümde gitmişti hepsi(hayvanlarım). O geceden sonra hep gördüm onları. Evde herkes uyuduğunda ve karanlık olduğunda geliyorlardı. Hatta 7 yaşında babamla Artvin'e gittiğimizde gece uyurken de gelmişlerdi. " şu biblolar hareket ediyor" dediğimde de inanmamıştı. Zaten sonraki yıllar "odadaki tabloda at geceleri koşuyor,şu iki adam da kavga ediyor" dediğimde "karanlıkta nasıl görüyosun sallama " demişlerdi. Geçen yıl ütü masası fil olduğunda söylemedim. Şaka yaptım sanıcaklardı çünkü.