20 Ağustos 2013 Salı

görmek istersen denizi
yukarı çevir yüzünü
deniz gibidir gökyüzü
çok güzel derdin ismimi
konuşmuşluğumuz olsaydı bir kez.
bırak başka dudakları;
iki dudağın birbirine değmezdi.
tam istediğim gibi
suskunluğunu gözlerinde bozardın
hoşlanırdık elbet

1 Ağustos 2013 Perşembe

sesiniz noktası oluyor şiirimin
elleriniz bir nevi bağlaç

17 Temmuz 2013 Çarşamba

dört

Nerdeyse oluyordu hani ,
hani o raddeye kadar nüksederken edepsiz dağarcığın,
ve bana diz kıvıran melodine bir şedde uyduramamış merhametim.?
Geceler boyu yalnız dinlediğimiz aynı hicaz, aynı "hiç"lik,
aynı fezada çarpışmayan özgür yokluklardık.
Aynı ağızdan tek bir nefes sigara içecektik.
Hepsi bu...

Affet beni yoksunluğumuz aynı ancak varlığın ve kusur...

15 Temmuz 2013 Pazartesi

bir.bir

Jilet telafisi olsa yalnızlığımın
köşe bucak yer altına inen

bir sevda da barınsa geçmişimde..
katili oluyorum bazen kendimin
bazen elin
seviyorum bazen
yüreğim pır pır
atlı karıncalar koşuyor 

çocukluğumun 
en yaramaz zamanında..
ıslah ettiremiyorum 

artık duygularımı
azat ediyorum 

yaşayan yanlarımı
evet alan yok mu beni
fazla bir şey değil
az biraz
çokcana huzur kafi
verin huzuru
alın içimdeki leşleri
hadi..

14 Temmuz 2013 Pazar

Soran olursa, ben yazdım.

Sene 2003 falan temmuz başı olması gerekiyor. 6 yaşında sıcaktan uyuyamamış bir çocuktum o gece. Kalktım yataktan annemlerin ortasına yatmak için ilerliyorum. Herkes uyuyor. Lavabo ve annemlerin odası olan o arada yürüyorum. Yerde kediler fareler zürafalar tavşanlar sayamayacağım kadar hayvan. Ama korkmuyorum. 6 yaşında o cılız kızda olmiycak kadar cesaret var bende. Sanki cesaret tohumundan dallanıp budaklanmışım. Annemin yanına sokulup -babam duymasın diye- sessizce çok sıcak uyuyamadım diyorum. Tamam sen yat yatağına geliyorum diyor uykulu anne sesi. Döndüğümde gitmişti hepsi(hayvanlarım). O geceden sonra hep gördüm onları. Evde herkes uyuduğunda ve karanlık olduğunda geliyorlardı. Hatta 7 yaşında babamla Artvin'e gittiğimizde gece uyurken de gelmişlerdi. " şu biblolar hareket ediyor" dediğimde de inanmamıştı. Zaten sonraki yıllar "odadaki tabloda at geceleri koşuyor,şu iki adam da kavga ediyor" dediğimde "karanlıkta nasıl görüyosun sallama " demişlerdi. Geçen yıl ütü masası fil olduğunda söylemedim. Şaka yaptım sanıcaklardı çünkü.

adını söylemesem her şey daha güzel.